10 Mayıs 2013 Cuma

buyrun biraz biz...



Ayline oyun kurdum yanımda, yere örtü serdim yanına da ablasının kocaman oyuncak kutusunu koydum, içerisinde bir sürü mutfak eşyası olan oyuncaklarını, şimdilik dalmış oynuyor aklına ben düşmeden bir parça da olsa yazmak istiyorum, Aylinden başlamışken aylinden devam edeyim ben biraz, aylinciğim ben yazmayalı 16. ayının içine girdi hatta 15,5 aylık diyebiliriz onun için, geçen hafta ateşler içerisinde gittiğimiz hastaneden orta kulak iltihabı denilerek o gece 1. olmak üzere toplam 3 iğneyle evimize gönderildik, lakin iş öyle değilmiş yapılan kan tahlilleri sonucunda şiddetli boğa enfeksiyonu olduğunu öğrendik, böylelikle aylinim doğumundan bu yana 2. kez antibiyotik kullanmak zorunda kaldı, hala devam ediyoruz ama artık ateş sorunumuz ortadan kalktı, ateş öyküsü tıpkı yağmur gibi seyrediyor çok yüksek ateş ki en son derecede gördüğüm 40.6 idi insan 2. çocuğu olunca evet daha tecrübeli ama bu derece ateşi de görünce malesef soğukkanlığımı yitirdim. neyse ki atlattık şimdilik...
Hasta olunca haliyle huy değişikliğimiz kaçınılmaz oldu, zaten bana bağlı olan aylin hepten yakamdan düşmez oldu, sürekli meme meme diye etrafımda sayıklayan, onu kucağıma almadığımda iki göz iki çeşme ağlayan bir çocuk çıktı ortaya, bugün biraz daha iyice  ama böyle olunca ve peşimi bırakmayınca bu memeden kesme işini iyiden iyiye düşünür olmaya başladım...
Doktor maceralarımızdan sonra ayline "doktor" dedikçe bize  mahsuscuktan ağlamaya başlar oldu...ilk dr. a gittiğimizde doktora  "doddo" bile diyen kızım iğneleri olunca artık onu da demeyi bıraktı.
Biraz biraz bebekleriyle oynuyor artık, onlara "e ee" diyip uyutuyor, üzerlerine örtü getirip "ööttt ött" (ört)diyor, acıkınca onlara kaşıkla mama veriyor.
Ablası her zaman ki gibi onun baş tacı, kimseye şirin olmadığı zamanlar ablasının bir sözüne tav oluyor, yağmurun odası aylin için biçilmiş kaftan...çekmecelerini karıştırmak, masanın üzerinden bir şeylerini çekiştirmek, eğer mazallah dolabı açık kalmışsa bütün kutu oyuncaklarını alt üst etmek, piyanosunu çalmak...vs...
Hala banyo yapmaktan hoşlanmıyor:( 
geceleri uykuları  güzel, bir kere gece bir kerede sabaha karşı olmak üzere toplamda 2 kere emmek için uyanıyor.aslında biz farketmeden aylin bir çok şey öğreniyor gün içinde, ben çamaşırları katlarken herkesin çamaşırını tanıyıp bana gösteriyor. 
sürekli bir şeyleri açtırıyor, çorabını çıkarmak için "aç aç aç", bebeğin üzerini çıkarmak için "aç aç aç" kumanda elindeyse tv yi "aç aç aç"  biz her şeyi açıyoruz...
işaret armağını burnuna götürüp sus diyor, 1-2-3 diyorum sadece "ucc" diyor
Ama her şeyden önemlisi benim için en güzel gelişme anne demesi:)  (an-na) şeklinde, "anna ciicci" oluyor, seviyor onu işaret parmağıyla beni gösterip "anna cicci" diyor:)
Aylinden haberler  elbette bu kadar değil ama yazarken o kadar çok bölünüyorum ki şimdilik böyle kalsın...

Sıra  yağmurumda, fotoğraflarını çekemedik ama canikosundan gelen çıtır çıtır felsefe serisini okumaya başladık, ilk kitap "iyi ve kötü" dün akşam bitti...ilk kitabı ben okudum, o kadar keyif alıyoruz ki okumaktan ben yağmura "hadi bugünlük bu kadar yeter" dediğimde yağmur "anne biraz daha lütfen" diyor ve devam ediyoruz. gerçekten keyifli hem iyi hem de kötü örnekli bir sürü hikaye ile düşündürerek anlatıyor biz okurken bolca konuşuyoruz yağmurla, düşüncelerimizi söylüyoruz kendi hayatımızdan örneklerle...çok iyi geliyor bize...teşekkürler canikosu ....
Bunun dışından okul hayatımız okulun bitmesine son 1 ay kala iyice serilmiş bir şekilde devam ediyor:) aslında şöyle; görevlerini biliyor, yapması gerektiğini de ama bunun için ya da daha doğrusu zamanında bitmesi için bunların, sürekli benim ona ikazlarda bulunmam gerekiyor, ona bıraktığım zaman salıyor kendini, mesela okuldan geleli 1.30 saat oldu hala okul tişörtü ve çorabıyla evin içinde dolaşıp oyun oynuyor...bazen kabul ediyorum hala oyun çocuğu olduğunu ama şimdi bir düzene oturtmazsak yarın daha da zorlanacağımızı düşünerek bazen üzerine fazla da gidebiliyorum. bu durumda aslında aylininde payı çok büyük.. yağmurla birebir ilgilenmemi çok engelliyor, malum o da bir bebek hala...nihayetinde bu senemiz böylece geçiyor, seneye daha umutluyum aylin biraz daha büyümüş olacak, yağmurunda yapması gerekenler daha fazla olacak...
Kızım geçen ay sınıfında örnek öğrenci oldu ama bu ay böyle bir niyeti yok:) amacım mükemmel öğrenci olsun değil zaten ama potansiyeli doğrultusunda yapabileceklerini yapsın isterim, ayrıca şunu anladım ki biraz ses çıkarmazsan rayına oturmuyor bazı şeyler...

Yarın yağmurun yeni bir diş kontrolü var, bakalım hayırlısı inşallah iyi haberlerle döneriz. Yağmurla ilgili de çokça anlatacak şey var ama bakınız ben bu yazıyı yazmaya 12,30 da başladım saat oldu 17,30... gide gele yazdığım için...:(

İşte böyle....yine baya yazsamda aslında daha bitmedi, bu arada yağmura öyle dolu dolu kitaplar gelince bende kendime sipariş ettim kıskançlığımdan ...gelince paylaşırım:)


İşte Yağmurun dağınık odasından manzaralar, bir de bu sorunumuz var



Masanın üzerinde bunlar...
 
 


Pictureka 23 Nisan hediyemiz
Steteskoplu Dr. seti de büyükanneannesinden hediye.


Karıştıran aylin..

Piyano çalan aylin...(çok seviyor bu arada)

Ve ben bunları yazarken evin hali....


Mama sandalyemiz bile yatak odasında...

örtüler serilmiş sepetin üzerine restoran kurdu kızlar....
 


Bu da ayağımızın altı ne cüzdan kaldı açılmadık ne kalemlik kaldı ortaya dökülmedik..

 
Posted by Picasa

Evde yemek bile yok hala......

3 yorum:

  1. oyyyyyyyyyyyyy.. evin manzarası cidden fenaymış. canınız sağolsun dert etme.içten 2 kahkaha atabiliyorsan çocuklarınla, gerisini boşver.sizi seviyom ben yaaa...o mınnık az fena değil hani.bayıldım fotolarına.

    YanıtlaSil
  2. A.aaaa...neden daha önce söylemedin aylinin anne dediğini. artık arkası gelir. valla bıkarsın çenesindem.canikomun kitapları beğenmesine çok ama çok sevindim. kıskanmana gerek yoktu deseydin sanada yollardım biraz kitep bebeğim.diş meselesi mühim. kü biraz bahsetti, umarım çok uzun süren bir tedavi olmaz. kübra ablası gibi ilk okulda başlayıp üniversitede bitmez. neyse hayırlısı. ama bitincede süper olur. allah kolaylıklar versin sanada canikomada.

    YanıtlaSil
  3. Valla boşverdim artık eskiden yaptığım haftalık temizliği bile yapmıyorum, gerekirse bir süpürge açıyorum tozlanınca uyduruktan toz alıyorum yetiyor bize...
    Kübra bize yol gösterici bu konuda, bu tedavi yapılırken "bak kübra da yaptırdı bunları küçükken, halan da yaptırdı" gibi cümleler kuruyoruz iyi geliyor.

    YanıtlaSil

  Günlük hayatın diliyle bile bazen yazıldığında geriye dönüldüğünde ne çok şey anlatıyor şu satırlar. Aklımızda kalır sanıyoruz, hiç unutul...