Hava öyle kötü ki...evde mahsur kaldık aylinle...mutfakta tiramusu yaptık, akşam olunca canım çok tatlı çekiyor, e yağmurda seviyor, dün geceki gibi süt-bisküviye kalmayalım diye tatlımızı yaptık o hoşta hala yemeğimiz yok:)
Yağmurun dünkü 7 yaş sendromunda kalmıştık, diğer 7 yaşlarda nasıl seyrediyor bilmiyorum ama bizde bir asilik, bir karşı çıkmalar, sürekli ufflanmalar, duymamazlıktan gelmeler öne çıkan özelliklerimiz oluverdi.
Aslında baktığımda çok daha ciddi seyredebiliyormuş bu durum ama bizde bu belirtiler yok neyse ki..
buna göre;
"Bu dönemde çocuk sosyal benliğini keşfeder. Ben kimim, etrafımdaki bireyler kimdir, benimle onlar arasındaki mesafe nedir? Çocuk bu devrede sosyal bir varlık olarak toplum içerisindeki yerini alma krizi içerisindedir. İnsanın adaptasyonu için bu da önemli bir evredir. Bireyin sosyal ve asosyal bir tutum ve davranışa yönelmesi, iyi, yeterli ve dengeli insanî münasebetler becerisi kazanabilmesi isteniliyorsa bu ikinci kriz dönemini, sosyal benliği keşfetme yıllarını ailenin iyi değerlendirmesi ve çocuğunu uygun yönlendirebilmesi gereklidir.
İkinci kaprisler döneminde çocuk kendini çeviren somut dünyaya hükmetmek sevdasındadır. Bu yaşta çocuk okula gider, ailesi içerisinde olduğu gibi ilgi merkezi olmadığını, birçok çocuklarla eşit olduğunu biraz acı bir şekilde keşfeder. Çocuğu el bebek gül bebek büyütmenin, nazlı büyütmenin, ona sınırsız sevgi ve ilgi göstermenin, çocuğa iyilik olsun diye böyle davranmanın, sakıncaları çıkmaya başlamaktadır. Çıkış yolu çocuğun psiko-sosyal özelliklerini bilerek dengeli yaklaşımlarda bulunmakla olacaktır. Böylece evde başrolü oynayan çocuk okulda, figüran değilse bile önemsiz bir rol olmak durumunda kalmışsa gerçekten sarsılır. Çocuk ilkokula başlamadan anaokullarında, bahçede çocuk gruplarıyla yeterli sosyal beceri ve kültür almış ise bu onun imdadına yetişecektir."
En iyi ilacı ise bolca sabır ve çokça sevgi:) 2. sınıfa başladığımızda her şey bitmiş olacak:)
Kitaplarımız geldiiiiiiiii:)
Yağmurun kitapları gelince sanki bana gelmiş gibi o kadar seviniyorum ki, kimbilir yağmur gelince nasıl sevinecek, hepsini okuyacağız kızıma gelince...
Mayanın günlüğü serimizden haydi oyuna, bu sefer el yazısıyla...
Yine el yazısıyla, kardeş sevgisini anlatan bir kitap hem de öyle bir kitap ki isimleri deriştirip yerine yağmur ve aylin yazsalar hiç şaşırmam, süper çok beğendim....sayfaların fotoğraflarını çektim ama bugün hava öyle kötü ki ışık, ışık yok :(

Şimdi ben giderim kahvemi içmeye, hava kötü diyorum ama aslında öyle güzel ki, benim için kötü hava, eline çayını, kahveni almak, biraz dışarıda soğumak, eve gelip kitap okumak , yok onu canın çekmiyorsa da evde hamurun içinde boğulmak ve sevdiklerine hem güzel hem lezzetli şeyler sunmak...diyorum ve benden bir iç geçiyor çünkü çoğunu yapamıyorum bugün yapabildiğimiz ve ürettiğimiz tek şey tiramisu.
şimdi kafa çalıştırma zamanı ne yemek yapsak??
kitaplarınıza bayıldım.. ohh ne güzel canikom bizden bayılıyo kitap okumaya. kitap kurdu canikom. bu arada kitap demişken 1084 müydü murakaminin kitabı. okudunmu yarıladınmı nedir son durum. ben diğer kitaplarının hepsini sular seller gibi okudum bir tek 1084 kaldı. geldiğimde hemen alcam inşallah.
YanıtlaSil