19 Haziran 2009 Cuma






Ben hep düşünüyorum bu cüceyle nasıl başedicem diye, enerjisi hiç bitmiyor, hayat hep böyle aksın onun için umutlarım ve hayallerim hep güzelliklerle iyiliklerle...

Babalar günü mevzu olunca ve 3 tane de babamız olunca iş uzadı bizim için, Aybars babayı hediyelendirdik neyse ki iyi güzel oldu hediyesi, nedense benim için anne olduktan sonra anneler günü daha bir anlamlı oldu açıkçası tabi aynı zamanda babalar günü de...bundan sonrasın da önemli günler arasında doğum günleri gelir benim için, bunun dışında sevgililer günü, bilmem ne günleri gibi anlamsız günler var ki adını anmaya değmez...insanlar için hayat bu kadar mı boş? kızmasın kimse ama düşünecek bunca şey varken bu kısa hayatta sevgililer günü gibi içi boş bir günü tamamen insanların ceplerine dayanmış, kendileri için "güzel bir gün'e!" çeviren insanlara her zaman bende benim için bugün gibi anlamsız bakmaya devam edeceğim.

Bitanecik babalarımızın babalar günü kutlu olsun, her zaman sevgiyle, güzellikle...





Dün yazamadım, ama malum çok yoğunduk, Güvercinle kuaföre gittik ilk kez beraber gittiğimiz için biraz da korktum sıkılır mı diye ama hiç sıkılmadı yavrukuş. Tekrar tekrar hayranlığım arttı yavruma. Ben o kadar şanslı bir anneyim ki böyle güzel akıllı, anlayışlı, sevecen bir yavruya sahibim tekrar Allah'ıma şükürler olsun bana onu bağışladığı için...

Akşamüzeri misafirlerimiz geldi. Yemek için hayatımda ilk kez kendi başıma etli yaprak sarması yapmıştım söylemesi ayıp pek güzel oldular:p İşte bu yüzden fazla yazamadım

Yağmur akşam bütün meziyetlerini döktü ortaya, çok fazla göremese de babaanneyle büyükbabasını inanılmaz bir sıcaklıkla karşıladı onları, hatta bu sabah işim olduğu için dışarı çıktığımda da tedirgin olmuştum acaba evde beni görmeyince ne yapar diye ama hiç sorun çıkarmamış bu da benim için sevindirici oldu.

Evde olduğumdan bu yana ilk kez kahvaltı yaptım:)simit almıştım eve dönerken , süper bir kahvaltı yaptım. çalışırken yemek saatlerim düzenliydi ama yalnız olunca yiyemiyortum tek başıma.

Şimdi Yağmurum uyuyor uyanınca alışveriş merkezine gideceğiz beraber, 21 haziran şerefine:)3 tane babamız var bi bakalım nasıl sevindirsek onları:)

17 Haziran 2009 Çarşamba

Evimizde başbaşa...


Sonunda kızımla yalnız kaldık, anne evde artık ve buna en çok sevinen ise Yağmur oldu tabi ki, ben sevindim mi dersek aslında çok ta emin değilim ama hep şunu düşünüyorum artık çıkmaz bir yol gibiydi yürüdüğüm yol ve bazen terketmek gerekir diye düşünüyorum yoksa yenilenemiyorsun...umarım bizim için bir bitiş güzel başlangıçlara yol açar...

Madem öyle o zaman günlük tutalım dedik düzenli böylece istediğim şekilde kızıma güzellikler bırakabilirm, bu yazdıklarımın dışında bir de kağıda döktüklerim de var onlar daha anlamlı olacak belki de kızım için...

Bugün temizlik günümüz oldu, yarın Yağmurun babannesi ve büyük babası gelecek, birazdan da pazara gideceğiz pazar resimlerimizi aktarırız yine ama öncelikle 15 gündür kızımın gelemeyen kitapları bugün elimize ulaştı, çok sevdik kitaplarını bol bol okuma zamanlarımız başlıyor artık anne kız:)
Sevgilerimizle...

9 Nisan 2009 Perşembe

Ooooo güvercinim nerdesinnnnn











Aynen öyle...


Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir
alanda rekorumu kıramayacaktım.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar
değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da
uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını
zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.

Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına
koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar
kendimden geçmeyecektim.

Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz
kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı
dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla
girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi
hayal edemeyecektim.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir
boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek
ağlamayacaktım.

Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte
kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı
ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin
kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma
daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı
yapmayacaktım.

Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı
öğrenemeyecektim.

Sen olmasaydın eğer ben asla 'anne' olmayacaktım.

Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna
inanmayacaktım!

12 Mart 2009 Perşembe

Meleğimin oyuncakları

15 gün önce hafta sonu yaptığımız aktivite:)
rifi, babur ve ben:) onlar yaparken resimlerini çekmeyi unutmuşum sanırım bununda nedeni benimde onlarla beraber coşmuş olmam :)
Bu arada Soldan sağa ben-babur-rifi

Yağmurun Puzzle ları, 1,5 yaşındayken puzzle yapmaya başladık ve kızımın en çok sevdiği şeylerden biri. 2/3 parçalı olanlardan başladık sonrasında 5/6 parçaya geçtik,mesela bir kutunun içinde 12 karakter var hepsi farklı sayıda parçalardan oluşmakta ilk etapta zorlanır diye düşününce 6 karakteri verdim ama Yağmur çok kısa sürede yapınca diğer 6 karakteri de verdim beni çok şaşırtarak 2 günde hepsini yapar oldu:)sonrasında artık büyük parçalı olanlara geçtik 25 parçalar 30 parçalar hatta 60 parçalı puzzlerı da kızım su gibi yapıyor oldu artık:)onun bu becerisini gördükçe inanılmaz keyif alıyorum bir anne için en büyük mutluluk işte onun başarısını görüyor olmak ve bununla gözlerinin dolması...prensesim benim çok seviyor annen seni hemde çok bebeğimmm...


Sabahtan beri adını bildiğim halde hatırlayamadığım bu aletin adı ise Ksilafon, Yağmura bunu özlelikle aldım hoşuna gidebilir diye ama hiç ilgilenmedi:( bir kaç gün açıkta kaldı sonra kutusuna koyup kaldırdık:) şimdi arada bir çıkarıp veriyorum ona belki ilgisini çeker diye...ama olsun Yağmurun ilgisini çekmesede ilk günden babamızın ilgisini çekti:)Aybarsım çok sevdi bunu:)


15 gün önce Eminönündeki bir oyuncakçıdan aldık bu giydirmeli puzzle da, genelde beraber oynuyoruz. İşte baba aybars oluyor ortadaki minik kuş Yağmur oluyor diğeri de ben:)akşam oldumu pijamalarımız giyiyoruz gezmeye giderken süsleniyoruz :) ama yağmur kıyafetleri birbirine karıştırıyor hep



Yağmur küçükken bu sayı saydırma aletinide benim bir arkadaşım hediye almıştı Yağmura, Özcan amca diyelim kendisine:) Teşekkür ederiz hala kullanıyoruz:)



Ve işte bu da geçen hafta Mohiniden aldığımız bir eşleştirme oyunu, Yağmur her seferinde mızıkçılık yapıp bütün kurbağaları kendi açııyor ve "ben kazandım" diyor nasıl bir kazanmaksa???:)





  Günlük hayatın diliyle bile bazen yazıldığında geriye dönüldüğünde ne çok şey anlatıyor şu satırlar. Aklımızda kalır sanıyoruz, hiç unutul...