23 Aralık 2009 Çarşamba

Bugün mutluyuz:)

Ay ay ay ay kitaplarımız geldiiiiiiiiii ...Çok ama çok mutluyum yani kendime kitap alırken ayrı kızıma kitap alırken apayrı mutlu oluyorum istiyorum ki onunda kocaman bir kitaplığı olsun, meraklı olsun, ilgili olsun, kitaba verdiği, emeğe verdiği, paraya acımasın istiyorum. Kimi insan vardır parası olsa da gider korsan kitap alır gerçekten çok kınadığım bir durum evet kitaplar pahalı, gerçekten pahalı, ama ödünç alınır, kütüphaneden okunur da korsan alınmaz bu yüzden çok şükür kitap alacak param var ama olmayanlarla da geri gelmek üzere seve seve paylaşıyorum elimden geldiği kadar. Önemli olan zihniyettir ben emeğe sonsuz saygı duyuyorum kimi kitap 1 ayda çıkar ortaya kimi seneler sürer ama bunun için uğraş verilir ve ben sonsuza kadar buna saygı duyacağım aynı şekilde kızımı ve yakınımda ki ulaşabildiğim herkese de bunu dile getireceğim.

Eminim sende mutlu olacaksın minnişkom kaç gündür sorup duruyorsun haklı olarak işte paketin geldiiiiii çok severek okuyacağından yani okuyacağımızdan eminim:)
Bu sabah nedense canın pek okula gitmek istemedi herhalde "ama ben hastayım" diye kocaman bir yalan uydurdun ama gittin yine seve seve:)

Bugün çarşamba klasiğimiz olan dedene gitmek, aynı bahaneyle de pazara gitme günümüz okuldan çıkışta gideceğiz... Bu gecede deli gibi uyuyacaksın büyük ihtimalle. çünkü ne zaman abilerinle olsan o günün akşamı uykun bölük pörçük, kendi kendi konuşa konuşa oluyor geçen gece seni gece yarısı yatağında yüzerken buldum. Evet şıp şıp diye sesler geldi senden, bi kalkıp geldim ki yanına yüzükoyun yatmış ellerini çırpıyorsun. Ah yavrukuşum o kadar miniksin ki gece yorganın altından ayak parmakların çıkıyor bazen, bi seviyorum bi seviyorum ki seni ...Ve yine o kadar masum ve mutluluk dolusun ki hayatın yanındaki sevdiklerin,oyunlar ve oyuncaklarla sınırlı şimdilik...Umarım içindeki bu masumiyeti hiç bir zaman kaybetmezsin seni çok seviyorum.

Hani anne olunca çok şey değişir ya gerçekten hep dile getiririm bunu ama anne olunca korkuların kat be kat artıyor ama bu sefer kendinden çok çocuğun için...Geçen gün ayşe arman'ın yazısı vardı o da hep kızıyla ilgili korkuları dile getirmiş yalnız olmadığımı anlamak beni rahatlattı...Çok uzak gibi gözüküyor ama zaman akıp gidiyor büyüyorsun...emekledin, yürüdün, konuştun, oyun oynadın, tuvaletini yaptın tek başına, şarkı söyledin, sohbet ettin, kitap okudun derken minik okula başladın. Şimdi kara kara okul düşünmeye başladım bile ben...ahh ahhh sevgili minik kızım, güzel gözlüm şimdi uyuyorsun ne kadar görmek isterdim seni uyurken okulundaki minik yatağında...

....

Yağmura kitap alırken durmadım tabi kendime de kitap aldım. Prof.Dr. Sabiha Paktuna Keskin'in çocuk gelişimi üzerine olan son kitabını da aldım. Bütün kitaplarını da keyifle okudum çok faydasını gördüm ama bu kitap daha başka bir dünyayı anlatıyor; çocuk çizgilerindeki, resimlerindeki dünyayı anlatıyor. Keşfetmek heyecan verici olacak .

İşte kitapların kuzum



Bu da benimmmmm



İyi okumalar:)
Bu arada Yağmuşum "Burun" adlı kitabın da Yekta Kopan'dan sana özel imzalı:)
Havamız olsun biraz cık:)

18 Aralık 2009 Cuma

Yağmur Kibritçi Kızda



Kızımla günlerimiz yine evde sakin bir şekilde geçiyor, yine yazmaya ara verdim ama işte devam kararı böcüğümün sayesinde:)
Bugün okula gitmedi Yağmur zaten bu havada sabah uyanamadı bile benimde biraz işime geldi hem biraz burnu akıyordu hem de belki de yalnız kalmak istemeyişimdendi...ayakkabıları su aldığı için bugün ayakkabı almaya çıkacaktık ama tam hazırlandık yağmur yağmaya başladı çok üzüldük Yağmur sürekli camdan bakıp hala yağığ yağmadığını kontrol etti yavrukuşum ama malesef şans bizden yana olmadı tam bir tembellik yaptık. neyse yeni fotolar lazım bize....
Yağmurun ağzında yeni bir şarkı "ben bir tavuğum ben bir tavuğum yumurta yaparım ben bir arıyım ben bir arıyım bal yaparım" bu arada ingilizcesi baya bir ilerlemiş kızımın işte hava durumunu ingilizce söylemek sayıları 10 a kadar saymak, hayvan isimleri eşya isimleri kelime dağarcığı güzel gelişiyor olsun bence sadece kulak dolgunluğu olsa bu bile yeter.







Bu arada Yağmurun okulda yaptığı tüm etkinliklerle ilgili bilgiler işte burada;

http://okul.mesepalamudu.com

20 Kasım 2009 Cuma



Bugün resimleri düzenlerken Yağmur'a ait o kadar güzel resimler gördüm ki bayıldım. Nereden nereye dedim geçmişe şöyle bir bakarken...Güzel kızım benim bu resminde 2008 yılının temmuz ayına ait Ankara 'dayken çekilmiş.

Sana bayılıyorum biliyormusun?:)

Anuçka

Bir cuma akşamı

Bugün haftanın son günü birazdan Yağmur kuşumu okuldan alacağım ve en sevdiği günler başlayacak:)tatilllll:)
Yarın da kuzuyla tiyatroya gideceğiz...okulda çok gitti tiyatroya ama benimle 2. gidişi olacak Yağmurun. İlk gidişimizde pek keyif alamamıştı ama küçüktü de daha...şimdi daha rahat oluruz gibime geliyor. Yarın Kibritçi Kız oyununa gideceğiz...Bu oyunun masalını anlatırken Yağmura hep sonunu değiştirerek anlatıyordum üzülmesin diye...Ama hayatın acı yanları var tabi yarın oyunun sonunu ben değiştiremeyeceğim ve sonrasında nasıl sorular alacağım Yağmurdan ya da asıl önemlisi ne cevaplar vreceğim bilmiyorum:)?? Bugün hiç dışarı çıkmadım hiç birşeyde yapmadım kaç zamandır kitap okuyamıyorum yine neden olacak dersem de tabi ki fazla gezinti olmak. Bayramdan sonra inşallah okuyacağım yoksa yeni kitap almakta cezalıyım.
Akşama da ıspanak köklü yeşil mercimek yemeği yapacağım...
Nedense cuma günleri en sevdiğim günler benim. İçim dolup taşıyor hep... akşama bu baklagil yemeğinden sonra biraz da kalorili bişiler yapabilirim aslında:p nasılsa az kalori alıyorum ya:p olsun yedikçe psikolojim düzeliyor yiyiyorum ve domuz gribi olmayacağım diyorum işe yarıyor şimdilik:)
Valla her sabah bu domuz gribi korkusuyla 7,30 da kahvaltımız hazır oluyor kızarmış ekmekler taze sıkılmış meyve suları ne bilim akşam oluyor zencefilli ballar, kuşburnu çaylar:) işte bu işin sonu nereye gider bilmiyorum ama fazla şişmeden sağlıklı günlerimiz olur inşallah. Daha da bu bakıma domuz gribi olursak Allah'ım istedi dicem ne diyim dahaaa...Neyse de kızımdan uzak olsun bu mikroplar artık içimiz dışımız mikroplarla savaşmak oldu. Dışardan geliyoruz eller mikroplardan arındılır, meyve suyu içerken ne diyoruz? içelim ki mikroplar bize yanaşmasın yani pipiriğimize pipirik kattık, uzak olun bize nolursunuz.

Anneannemde ameliyat oldu omuzundan yaklaşık 1 ay olacak Ankara'ya da gitmem gerekiyor kısa zaman içinde canım anneannem narkozdan sonra ayılırken beni sayıklamış:( seni çok seviyorum bitanecik anneannem.

19 Kasım 2009 Perşembe

Sen hayatıma girdin gireli güzel kızım her zayıf kalışımda hep güçlü olmam gerektiğini düşündüm. Çünkü güçlü olmazsam ayakta kalamazdım...
Şimdi de hep diyorum ya aslında bir senim var benim...sahip olduğum ve hiç bir zaman karşılık beklemeden seveceğim, bekleyeceğim bir senim var...hep yanımda kal olur mu? beni sakın bırakma ve sadece mutlu ol.

İnsanlar senin için her şeyi düşünebilir ama sen hep kendini, vicdanını bil. Doğru insan her zaman senin içinde olacak. Bir başkasının gözündeki sen, hiç bir zaman sen olmayacaksın..

Yüreğinle ayakta kalmasını bil. Ben her zorlukta yanında olacağım, aldığım nefesin süresi bitene kadar ellerini tutacağıma söz veriyorum...

Suda sen varsın anne...

Dün yine çok duygulandım. Yağmur'un dün okuldan gelen raporunun içinde yazanlardan dolayı...

Yağmur damlalarını canlandırıyorlarmış drama dersinde, Yağmur'umda yağmur damlası olmuş, öğretmeni sormuş; nereye düşeceksin Yağmur? diye benim yavrum da suya düşeceğini çünkü orada annesinin olduğunu söylemiş...

Ben senin hep istediğin yerde, yüreğinde nerede görmek istersen her zaman kayıtsız şartsız orada olacağım bebeğim...

Anuçka

  Günlük hayatın diliyle bile bazen yazıldığında geriye dönüldüğünde ne çok şey anlatıyor şu satırlar. Aklımızda kalır sanıyoruz, hiç unutul...